'YARARLI BİR ALINTI .LÜTFEN siz KENDİNİZ DE, KENDİNİZE AYNI SORULARI SORUN''
Kapım çalındı, biraz önce. Merdivenden düşüp ayağımı burkmam yüzünden memnun değilim zilin sık sık çalınmasından. Neyse, bin bir zahmetle vardım kapıya. Karşımda temiz yüzlü bir genç. Ancak 18'inde. Bir şey uzattı bana. Bir broşür. Üzerindeki "Mesele Memleket Meselesi Söz Konusu Vatan" yazan satırların altında Evet ibaresini gördüm.Genc, elime verip gidecekti ki gayet munis sordum. "Evladım ne oldu? Memlekete ne oldu? Düşman mı geldi, vatan tehlikede mi yani? Öyleyse ne duruyorsun senin gibi nice gencler kanlarıyla suladı bu toprağı. Vatan broşurle kurtulmaz. Dur ben de geleyim seninle. Ayağım sakat ama..."
Genç, afalladı. Anlamadı. Anlamadığını anlayınca "Oğlum baksana burada Söz Konusu Vatan yazıyor" dedim.
"Hay Allah teyze yok öyle bir şey düşman falan gelmedi. Seçim için bu" dedi.
"Seçim mi var?" dedim.
"Evet, 16 Nisanda; haberin yok mu?" dedi.
"Oglum o referandum değil miydi?" dedim.
"Evet"dedi.
"Öyle soyle; o zaman ne diye işgal edilmişiz gibi yazmışsinız. Zaten şimdi de nisandan sonra da Ak Parti hükumeti tarafından yönetiliyor olmayacak mıyız? Niye şimdiki hükumete düşman muamelesi yapıyorsunuz?" dedim.
Sustu. Ben de diğer sayfayı actım."Değişecek sadece hükumet sistemi" yazıyordu.
"Evladım siz şimdi Ak parti hükumetinden memnun değil misiniz yani?" dedim.
Baktı. "Cumhurbaskanı halk tarafından seçileceği için siyasette birliktelik artacak, kutuplaşma azalacak" yazısını isaret edip
"Cumhurbaskanını zaten biz sectik. Hukümetle de gayet iyi çalışıyor. Birini indiriyor diğerini bindiriyor. Kimse de bir şey demiyor. Derdiniz ne?"dedim.
Yutkundu. Gidecekti ki kolunu tuttum. . Sordum. Elimdeki kağıtta
"Yeni sistemde meclis devre dışı bırakılmıyor, aksine güçlendiriliyor."yazıyordu.
"Yaaa! Nasıl? Anlatır mısın?"dedim.
"Bilmem ben, oku dedi"
"Başka bir açıklama yok ki okuyayım. Bu yaşlı teyzeni bilgilendir lütfen" dedim.
Şaşırdı.
"Yeni sistemde hükümeti de halk seçecek yaziyor zaten kim seçiyordu ki" dedim.
Kekeledi. Konuşacak sandım, sustu.
"Bir de şunu anlamadım. Halka hesap veren bir cumhurbaskanı olacak diyor ya, nasıl? " Bocaladı.
"Teyze sen evet verme o zaman" dedi.
"Hem beni yerimden kaldırıp kapı açtırıyorsun hem elime Evet yazısını tutuşturuyorsun hem de sen Evet verme diyorsun. Ben Evet vermek istiyorsam ne olacak? Anlamadan dinlemeden veremem ki. Bana anlatsana" dedim.
"O zaman sen ilceye git sor"dedi.
"Yani sen beni ikna etmek icin kapıma geliyor ama konuyu bilmiyorsun öyle mi? Genç sen elinde taşıdığın Evetin anlamını bilmezken, neye evet dedigini bilmezken benim vekilim olma hayaline kapılarak bilmediğin ve anlamadığın bir konuda nasıl mesai harcarsın? Benim yaşlı aklım kadar sorgulayamiyorsan nasıl benim vekilim olacaksın"
Soyleyeceklerim bitmemisti ama en son onun hızla inişini görünce içeri girdim.